7 Şubat 2016 Pazar

Aşk'a Dikkat!



Bir gün çok mutsuz bir surat..yalnızlıktan isyan eden hercai bir tavır, herşeyin umutsuz göründüğü karanlık bir noktadan hayata bakan gözler...

Diğer gün ise, sevgi pıtırcıklığı, inanç ve umut dolu sözler, pembe gözlükler, kelebekler, hayata şükretmeler...

Bir gün ile diğer gün arasında ne olmuştu peki? Söyleyeyim...Aşk olmuştu!

İrem, şimdi bunda ne buldun eleştirecek diye sorabilirsiniz, ne mi buldum arkadaşlarım...bağımlılığı buldum...

Kişi, aşka ve aşkına bağımlı olmuştur... o kadar bağımlı olmuştur ki, bir gün dipsiz bir kuyudan kafasını kaldırıp bakmayan bu kişi, eşini bulduğuna inandığı an, bırakın dipsiz kuyuyu paraşütle havalarda uçmaktadır.

Bu tehlikelidir, çünkü bu kişi, hayata dair tüm inancını, şükretme kaslarını, mutluluğunu, kelebeklerini tek bir kişiye ve aşka  bağlamıştır. Aşkın yokluğu, dipsiz kuyuya dönüş için tek yön bilettir, işte tehlikeli olan budur.

Tabii ki her birimiz aşkı bulduğumuzda mevcut durumumuz çok daha güzelleşecektir, buna şüphe yoktur ve olması gereken de budur, ancak hiç bir kimsenin varlığı sizin dipsiz kuyudan çıkışınız için biletiniz olmamalıdır, çünkü eğer olur da bir gün bu kişi hayatınızdan gitmeye karar verirse, siz bir HİÇ olarak kalırsınız, tüm duygu durumunuzu tek bir kişinin eline teslim etmek arkadaşlarım, duygusal köleliğe davettir, eşiniz çok iyi niyetli, çok sevecen olabilir, ama onun sizin hoşlanmayacağınız bir aksiyon alması veya karar vermesi ki- bu illa ayrılık demek değildir- sizin tüm duygu durumunuzu ve dolayısıyla da hayatınızı doğrudan etkiler..artık sizin kendi kararlarınız, kendinize dair inancınız ve kişisel gücünüz kalmamıştır, çünkü bu gücü, ve hayat direksiyonunuzu bu kişiye teslim etmişsinizdir.

Hayatta daima kendinize ait bir altyapı, bir temel oluşturmaya bakın, ilk dayandığınız kişi, ilk inandığınız kişi, ilk sevdiğiniz kişi kendiniz olsun, çünkü, sizin yanınızda daima olacak olan kişi, size en yakın kişi yine sizsiniz. Bu altyapı olmaz ise,  insanların ve en başta eşinizin en küçük tavrı, sizi ve hayatınızı doğrudan olumsuz yönde etkiler.

Ayrıca size bir ipucu vereyim mi? Bağımlılık ve ihtiyaç temeline dayalı her ilişki bitmeye mahkumdur, çünkü bu ilişki "sevgi" ve "özgürlük" temeline dayalı değildir, "beslenmeye" ve "tutunmaya" dayalıdır.

Karşınızdaki kişi bilinçaltı seviyesinde ona bağımlı olduğunuzu bilir, hisseder, bu tür bağımlılığa dayalı ilişkiler kimi zaman tek taraflı bağımlılık kimi zaman ise karşılıklı bağımlılık modelinde görülebilir. Hiç farketmez, bu iki taraf için de enerjisel olarak çok büyük bir yüktür, ve eninde sonunda ruh "özgür" kalmak ister. Ruh daima özgürlüğün ve genişlemenin peşinde koşar, ruh daima onu özgür kılan bireyle gerçek sevgiyi tadabilir..diğeri alış-verişten ibarettir ve her alış-veriş daha iyi bir teklif neticesinde sona ermeye mahkumdur.

Arkadaşlarım, gerçek sevgiyi ancak, kendi başınıza, kendi ayaklarınız üzerinde, yalnız olmanıza rağmen sabit bir dinginlik, ve duygu durum haline ulaşabildiğiniz zaman tadabilirsiniz. Zira, çekim yasası daima devrededir, düşünsenize, siz mutsuzluktan ölüyorsunuz, frekansınız, enerjiniz çok düşük, sizin, bu enerji durumu ile, hayatınıza çekebileceğiniz insan ancak sizin eş seviyenizde titreşen biri olabilir, siz beyaz atlı prenses/prens olamazsanız, beyaz atlı bir prens/prensesin sizi bulması imkansızdır!

Mutluluğunuzun temelleri daima sizin inşa ettiğiniz size ait temellerin üzerine kurulu olsun.

Sevgilerimle


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Geleceği Bilmenin Sırrı

Geleceği bilmek istiyorsan, Kendini bil.  Geleceği mi bilmek istiyorsun, Dışarı çıkma, *Kendine gel!*,  Geleceği ...