9 Mart 2016 Çarşamba

Başkalarının Söz ve Tavırlarından Etkilenmemenin Sırrı



Size başkalarının, söz ve tavırlarından etkilenmemenin sırrını versem? İlgilenir miydiniz?

Hepimiz dönem dönem ailemizin, eşlerimizin, ve iş yerinde yöneticilerimizin hal ve tavırları yüzünden kendimizi "kusurlu" hissetmişizdir. Bu gibi davranışlara uzun süre hatta, kimi zaman her gün maruz kaldığımızda,  kendimize olan güvenimizin düştüğünü, gerçekten de yetersiz, akılsız, daima hata yapan, eksik bir varlık gibi hissederiz. Bu eksikliğimizi kapatmak için de, daima kendimizden daha fazla verme, sınırlarımızı zorlama eğilimine gireriz.

Örneğin, ilişkilerimizde, özellikle kadınlar, anaç ruhlarından dolayı, eşlerinin her türlü ihtiyacını karşılamak üzere ve onları daima mutlu kılmak adına ellerinden gelen her türlü çabayı gösterirler. Bu durum biraz da bizim toplulumuzun gelenek görenekleri ile de bağlantılıdır.  Çoğu kadın, eşini mutlu edebilmek için kendi isteklerini, kendi ihtiyaçlarını, hatta kendi duygularını ikinci plana atar. Amaç, erkeğe kendini beğendirmek ve sevdirmek ve onu mutlu kılmaktır, kadın çoğu zaman "ben ne hissediyorum, ben ne istiyorum, ben mutlu muyum?" gibi soruları kendine sormaz. Ancak bir süre sonra, tükenir, yıpranır ama bu devranın böyle döndüğüne inanarak hayatına devam eder.

Bu durum, iş hayatında da benzer suretlerde karşımıza çıkar. Bir çok çalışan ne kadar çok çalışırsa çalışsın, beklediği takdiri göremez ve nihayetinde kendisinin yetersiz ve eksik kaldığını düşünecek duruma gelir. Oysa ki,  insan doğası, egosundan dolayı, daima verenden daha fazla almaya eğilimlidir.  Bu bir insanın iyi veya kötü olduğu anlamına gelmez, bu sadece egodur, öyledir, ve yadsınmadan olduğu gibi kabul edilmesi gerekir. Düştüğümüz yanılgı ise, birilerine ne kadar fazla verirsek, o kadar fazla alacağımızı düşünmemizdir. Daha fazla sevgi, ilgi ve takdir beklentisi karşısında, daima kendimizden daha fazla verme eğilimine gireriz, bu çabanın sonu çoğu zaman hayal kırıklığıdır. Çünkü sizde var olmayan hiç bir şeyi dışarıda bulamaz veya bir başkasından alamazsınız, beklediğiniz ilgi, sevgi, saygı ve takdir görmek ise, bunları öncelikle kendi içinizde bulmanız ve kendinize vermeniz gereklidir, çünkü hayatta karşılaştığınız herkes, sadece sizin yansımanızdır, yansımanızın değişmesi, sadece sizin değişmenize bağlıdır.

Başkalarının sizin hakkınızdaki düşünceleri, size karşı duruş ve tavırlarını benimseyerek, şahsınıza almak, zamanla şahsınızı, kimliğinizi oluşturur, ve bu şekilde sizi başkalarının tanımlamasına izin vermiş olursunuz, bu da duygu durumunuzun ve mutluluğunuzun, huzurunuzun başkalarının ellerinde olduğu anlamına gelir.

Bu duruma engel olmanın tek yolu, kendi kimliğinizi kendinizin belirlemesi ve belirlediğiniz kimliğin içinde sağlam bir duruş sergilemenizdir. Bunu yapmanın yolu ise, "ben kim olmak istiyorum?" , "ben ne istemiyorum?" "sınırlarım, çizgilerim nedir?" sorularını kendinize sormaktan geçer.  Bu soruların cevaplarını bulduktan sonra, bu cevapları benimsemek, içselleştirmek ve uygulamaya koymak, ve ne olursa olsun ilkelerinizden ödün vermemek herşeyden önce sizi ilkeli ve saygın kılar; artık isteklerinize, ihtiyaçlarınıza değer verildiğini görürsünüz, değerli hissedersiniz, tüm bunlara bağlı olarak özgüveniniz artar, kendinizden ödün vermeyi bıraktığınız için yıpranma oranınız oldukça düşer, herşeyden önemlisi, kendi mutluluğunuzu başkalarının ellerinden alıp, kendi ellerinizle yaratmış olursunuz. Siz kim olduğunuzu bilirseniz, siz kim olduğunuzdan emin olursanız, başkalarının sizin hakkındaki düşünceleri, hal ve tutumları değil sizi etkilemek, sizi ilgilendirmez hale gelir. Ama zaten, kendi kimliğine sahip çıkan, kendi kimliğini onurlandıran ve saygı duyan bir insanın hayatına çekeceği insanlar da, o kişinin yansıması olacağı için, bu kişi aynı saygı ve değeri karşısındakinden de görecektir.

Bu soruları her gün kendinize sorarak çalışmaya hemen şimdi başlayabilirsiniz.

İşte tüm sır bundan ibarettir...

Sevgilerimle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Geleceği Bilmenin Sırrı

Geleceği bilmek istiyorsan, Kendini bil.  Geleceği mi bilmek istiyorsun, Dışarı çıkma, *Kendine gel!*,  Geleceği ...